KPSS Uluslararası İlişkiler Konu Anlatımı Detaylı 2. Bölüm

  • 28 Mart 2018
  • 400 kez görüntülendi.
KPSS Uluslararası İlişkiler Konu Anlatımı Detaylı 2. Bölüm

Uluslararası İlişkiler Teorisi

– Çoğulcu (plüralist) uluslararası ilişkiler yaklaşımını geliştiren düşünür Robert O. Keohane

– Uluslararası ilişkilerin “ne olduğu” yerine “ne olması gerektiği” üzerine çalışanların oluşturduğu ekol İdealizmdir.

H. J. Morgenthau’nun (Realist) öncülük ettiği uluslararası ilişkiler kuramı, uluslararası ilişkileri Çatışma çerçevesinde ele alır.

Kültür, uluslararası ilişkilerde belirleyici bir öneme sahiptir önermesi postmodern uluslararası ilişkiler yaklaşımına aittir.

– Uluslararası barışın kolektif güvenlik yöntemleriyle korunabileceği idealizm akımının dayandığı temel görüşlerdendir.

– İncelenen nesnenin onu inceleyen özneden bağımsız olarak ele alınabileceğini savunan görüş Pozitivizmdir.

– Uluslararası ilişkilerin gözlemlenebilir, test edilebilir ve kanıtlanabilir olduğunu savunan ve bunun için gerektiğinde sayısal verileri de kullanan yaklaşım Realizmdir.

– Uluslararası ilişkiler kuramında bürokrasiyi bir analiz birimi olarak ele alan Graham Allison

– Uluslararası ilişkiler kuramlarından analiz birimi olarak devletin yanı sıra devlet dışı aktörleri de dikkate alan ve karşılıklı bağımlılık, uluslararası rejimler, entegrasyon teorileri gibi yaklaşımları kapsayan akım Pluralizmdir.

– Uluslararası ilişkiler kuramlarından realizm Thomas Hobbes’a dayandırılır.

– Karar verme sürecinde karar vericilerin yalnızca rasyonel ilkelere göre davranmayıp aynı zamanda psikolojik özelliklerinin de etkisinde kaldıklarını savunan yaklaşım Bilişselliktir.

Robert Cox eleştirel teoriyi savunan yazarlardan biridir.

– Uluslararası ilişkilerde “güvenlik ikilemiBir devletin güvenliğini arttırma çabasının diğer devletleri de aynı yönde davranmaya itmesi anlamına gelmektedir.

Paradigma kurucu epistemoloji olarak kabul edilir.

Merkezçevre ilişkilerinin uluslararası sistemin yapısal özelliklerinden olmas konstrüktivist yaklaşımın önermelerinden biridir.

– “Oyun kuramıRealizm kuramı içinde yer alır.

– Devletin iç ve dış politikada belli bir konu ya da gelişmeyi “söz eylem” ile güvenlik sorunu olarak tanımlamasına verilen ad Güvenlikleştirmedir.

– “İngiliz Ekolü”nün ileri sürdüğü görüşlerden biri Anarşik uluslararası toplumun çeşitli norm ve kurallarla işlemesidir.

Eleştirel teori devleti sorunsallaştırır.

– “Dil tarafsız değildir; uluslararası ilişkilerde iktidarın yeniden üretimine hizmet eden araçlardan biridir” Bu görüş Postmodernizm yaklaşımı tarafından savunulur.

– “Tutuklunun çıkmazı” kavramı Oyun kuramında yer alır.

Gramsci’nin hegemonya kavramını uluslararası ilişkiler kuramına Robert Cox taşımıştır.

Ole Weaver tarafından geliştirilmiş olan “güvenlikleştirme” kavramı Karar vericilerin belirledikleri durumların bir sözeylemle güvenlik sorununa dönüştürülmesidir.

– Uluslararası ilişkilerde liberal yaklaşımın savunduğu tezler: Demokratik devletler kendi aralarında savaşmazlar, Uluslararası ekonomik gelişmeyle birlikte karşılıklı bağımlılık artmaktadır, Uluslararası örgütler devletler arasındaki işbirliğini arttırmaktadır, Devlet rasyonel bir aktördür

– “Uluslararası örgütler aracılığıyla devletler arasında kurulan ekonomik, sosyal ve siyasal bağların uluslararası alanda çatışmaya azaltacağı” önermesi Yeni işlevselciliğe aittir.

Uluslararası sistemdeki değişimi açıklayamaması realist yaklaşıma yöneltilen bir eleştiridir.

– Uluslararası ilişkiler yaklaşımları içindeki tartışmalar: İdealizm-Realizm, Gelenekselcilik-Davranışsalcılık, Neoliberalizm-Neorealizm, Pozitivizm-Postpozitivizm

Eleştirel yaklaşımın savunduğu tezler: İç politika-dış politika ayrımına gitmek iktidarın tahakküm kurma yollarından biridir, Hegemonya, sadece ekonomik ve askeri güç üzerinden kurulamaz, Devlet merkezli güvenlik anlayışı indirgemecidir, Devlet ve toplum iki ayrı yapı olarak ele alınmamalıdır

Realizm -> Hobbes Eleştirel yaklaşım -> Gramsci Postmodern yaklaşım -> Foucault

İdealizm -> Kant

Avrupa bütünleşmesi -> Yeni işlevselcilik Soğuk Savaş -> Realizm Sömürgeciliğin tasfiyesi -> Bağımsızlık Okulu Milletler Cemiyeti’nin kurulması -> İdealizm

İnsani güvenlik kavramı çerçevesinde savunulan görüşlerden biri Devletlerin bazı durumlar kendi vatandaşları için güvenlik sorunu oluşturabilirler.

Realizm insan doğasının kötü niteliği üzerine inşa edilmiştir.

Pozitivist metodolojiye yönelik eleştiriler içeren kuramlar: Eleştirel Kuram, Konstrüktivizm, Postmodernizm, Toplumsal cinsiyet çalışmaları İdealizm bu eleştirel arasında yer almaz.

– Eleştirel Kuramın hegemonya sorununa ilişkin yaklaşımları: Hegemonya devlete değil sınıflara ait bir olgudur, Küreselleşmeyi ulus aşırı bir sınıf yürütür, Hegemonya üretim ilişkilerinin bir süreci olarak kurulur, Hegemonya rıza unsuruna dayanır

Demokratik Barış Kuramının dayandığı görüşlerden biri Kamuoyu baskısının devletleri güç kullanmaktan alıkoymasıdır.

– Güvenliğin devlet yerine birey odaklı bir perspektifle ele alınması gerektiğini savunan yaklaşım İnsani güvenliktir.

– “Domino teorisi” kavramı uluslararası ilişkilerde Bir ülkedeki gelişmenin diğer bölge ülkelerinde de benzer sonuçlara yol açmasını tanımlamak için kullanılır.

– Uluslararası toplum-İngiliz OkuluHedley Bull Güç dengesi-NeorealizmKenneth Waltz Toplumsal güçler-Eleştirel KuramRobert Cox Karşılıklı bağımlılık-LiberalizmJoseph Nye

Toplumsal İnşacılık ile ilgili önermeler: Toplumsal İnşacılık’ın pozitivist ve postpozitivist yaklaşımlar arasında yer aldığı kabul edilir, Toplumsal İnşacılık’a göre, devletlerin çıkarların belirleyen kimlikleridir, Toplumsal İnşacılık’ın kurucularından biri Nicholas Onuf’tur, Toplumsal İnşacılık’a göre yapı ve amil birbirlerini karşılıklı olarak oluştururlar

Kopenhag Okulu olarak da adlandırılan yaklaşımın getirdiği yeni açılıma göre, güvenlik objektif olmayıp belli toplumsal süreçlerin sonucu olarak ortaya çıkan bir durumdur. Bu yüzden Toplumsal İnşacı Yaklaşımdan da yararlanılarak güvenlik ve tehditler birer söz-eylem olarak tanımlanır. Bu tanımın ifade ettiği kavram Güvenlikleştirmedir.

Realizm ve Neorealizmin ortak özellikleri: Uluslararası sistem anarşik bir yapıya sahiptir, Uluslararası sistemin temel aktörleri devletlerdir, Devletlerin birincil amacı güçlerini artırarak varlıklarını devam ettirmektir, Devletlerin gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri askeri kapasiteleridir

Demokratik Barış Teorisinin argümanları: Demokratik ülkeler demokrasiyi yaymak için başka devletlere müdahale edebilirler, İç politikadaki değişim dış politikayı etkiler, Demokratik ülkelerin sayısının artması uluslararası alanda barışın kurulmasını sağlar, Ülkeler arasındaki ekonomik ilişkiler ve ticaretin artması barışı sağlar

– “Bilgi ve iktidar ilişkisi güçlünün meşruiyetini yaratma işlevi görür” bu ifade uluslararası ilişkiler disiplininin önde gelen eserlerinden Oryantalizm (Edward Said), Üretim, İktidar ve Dünya Düzeni (Robert Cox), Muzlar, Plajlar ve Üsler (Cynthia Enloe), Antidiplomasi (James Der Derian) eserlerinde benimsenmiştir.

Neorealizm tarafından ileri sürülen düşünceler: Devletler arası ilişkiler rasyonalist bir teorik çerçevede analiz edilebilir, Uluslararası sistemin temel aktörleri devlettir, Devletler öncelikle kendi çıkarlarını gözeterek güvenliği tanımlarlar, Uluslararası sistem anarşiktir

– Bir devletin kendi siyasal kimliğini yeniden üretmesi konusu Liberalizmce sorgulanmaz.

Ekolojiyi ve ekolojik krizi temel alan uluslararası ilişkiler kuramcıları tarafından Ekolojik krizin aşılması ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının etkinliğinin sağlanması için devlet temel aktördür tezi ileri sürülmektedir.

Yeni İşlevselci Kurama göre Teknik bir alanda uluslararası örgütler aracılığıyla başlayan örgütlenme diğer alanlarda da örgütlenmeyi tetikleyecektir.

– Uluslararası ilişkiler kuramlarında Üçüncü Tartışma ile ilgili olarak; Postpozitivistler, amprisizme karşı reflektivist bir tepki ortaya koyarlar.

– Uluslararası ilişkiler teorilerinden Neorealizm uluslararası sistemin yapısının devlet davranışlarını belirlediğini ileri sürer.

– “Gelişmiş ülkelerin, az gelişmiş ülkelere karşı sorumlulukları var mıdır” araştırma sorusu Normativist anlayış kapsamına girer.

– Uluslararası ilişkiler teorilerinde problem çözücü teoriler: Liberalizm, Realizm, Neorealizm

Apartheid rejimi Bir ülkede ırk ayrımcılığının yasal uygulanmasıdır.

– Taraflardan birinin güç ve kapasite açısından zayıf ama etkili yöntemleri kullandığı savaş türi Asimetrik savaştır.

Çok uluslu şirketleri bir aktör olarak kabul eden yaklaşımlar: Postmodernizm, Emperyalizm, Neoliberalizm, Küreselleşme Yaklaşımı

Uluslararası toplum uluslararası ilişkiler kuramlarından İngiliz Okulu ile ilgili bir kavramdır.

– Uluslararası ilişkileri sistematik düzeyde ele alan yaklaşımlar: Kompleks Karşılıklı Bağımlılık, Bağımlılık Okulu, Dünya Sistemi, Neorealizm

Güvenlik Toplumu Kuramı’na göre uluslararası örgütlerin uluslararası sistemde barışı hakim kılma yöntemleri kapsamında Ortak değerleri hakim kılmak, Devletlerin bir sorun karşısında olası tavır alışlarını öngörülebilir kılmak, Devletlerin birbirlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilme kapasitelerini artırmak, Ortak karar alma ve sorun çözme mekanizmaları yaratmak değerlendirilebilir.

– “İki büyük gücün egemen olduğu iki kutuplu bir yapı, üç veya daha fazla büyük gücün egemen olduğu çok kutuplu bir yapıya göre daha istikrarlıdır” bu görüşü savunan biri hakkınd Neorealist yaklaşımı benimsediği söylenebilir.

– “Teori her zaman birileri ve bir amaç içindir” iddiası Robert Cox’a aittir.

Postyapısalcılık veya Postmodernizm’in uluslararası ilişkiler teorisine yaptığı açılımlar: Bilgi ve iktidar ilişkisi, Ders kitaplarının ve metinlerinin yapısökümü, Egemen devletin sorunsallaştırılması, Uluslararası ilişkilerde kimliğin önemini vurgulaması

– “Bilgi üretim sürecini bilişsel bir konudan çok, normatif ve siyasi bir mesele olarak görür” Richard Ashley’in çalışmalarında görüldüğü gibi, uluslararası ilişkileri analiz ederken soybilim, yapısöküm ve çifte okumalara başvuran bu yaklaşım Postyapısalcılıktır.

– Davranışçılar ile Gelenekselciler arasındaki temel ayrışma noktası Teori yapımında yöntem tartışması olmaktadır.

– Feminist yazar Jean Bethke Elshtain’in en çok bilinen eseri Kadın ve Savaş

Ernst Haas’ın Neofonksiyonel Bütünleşme Teorisi’ni David Mitrany’nin Fonksiyonel Bütünleşme Teorisi’nden ayıran temel kavram Sıçramadır. (spill-over)

– Immanuel Wallarstein’in “Modern Dünya Sistemi” teorisiyle ilgili olarak; Modern Dünya Sistemi çok disiplinli bir analiz ile anlaşılabilir, Modern Dünya Sistemi, kapitalist üretim tarzının bir sonucudur, Modern Dünya Sistemi neomarksist bir teoridir, Modern Dünya Sistemi’nde, merkez ile çevre arasında hiyerarşik bir yapı vardır

– Uluslararası ilişkilerde herhangi bir ögenin aktör olarak kabul edilmesinin koşulları: Ögenin sahip olduğu niteliğin açıkça belirlenmesi, Uluslararası alanda egemen bir nitelik taşıması ve eylemlerini bağımsızca geliştirebilmesi, Belirli bir karar verme yeteğine sahip olması, Belirli bir zaman dilimi içerisinde var olması

– “Ülkesel Devletin Yükselişi ve Düşüşü” adlı makalesiyle uluslararası ve uluslarüstü örgütlere dikkat çeken yazar John Herz’dir.

– Devletlerin dolaysız biçimde temsil edildiği uluslararası örgütler Hükümetler arası örgüttür.

Güvenlik ikilemi, devletlerin başka devletlerin silahlanmasını, kendine yönelikmiş gibi algılamalarından kaynaklanan ve onları da silahlanmaya yönelten bir durumdur.

– Uluslararası sistemi bozucu girdilerden, düzenleyici mekanizmalardan ve çevresel kısıtlayıcılardan oluşan bir yapı olarak tanımlayan düşünür Richard Rosecrance

K. J. Holsti’nin ortaya koymuş olduğu uluslararası siyasal sistem türleri: Hiyerarşik sistem, Güç dengesi sistemi, Gevşek iki kutuplu sistem, Sıkı iki kutuplu sistem, Çok kutuplu sistem

– Uluslararası sistemi, değişkenler arasında düzenli bir ilişkinin bulunduğu ve birinin diğerini etkilediği yapı olarak tanımlayan düşünür Morton Kaplan

– Uluslararası ilişkilerde devletin dışında bireyleri, baskı gruplarını ve uluslararası örgütleri de temel aktör olarak gören yaklaşım Plüralist yaklaşımdır.

Uluslararası sistemi bir tarafında gelişmiş zengin ülkeler diğer tarafında ise az gelişmiş yoksul ülkeler olarak ikiye ayıran ve bunlar arasındaki bağımlılık ilişkisi üzerinde duran yaklaşı türü Globalist yaklaşımdır.

Olgusal bir takım değişkenlerden yararlanarak dış politikayı açıklayan Empirik yaklaşımdır.

Yeni Konulardan haberdar olmak için lütfen mail abonemiz olun.

Mail adresinizi buraya yazınız:

Açılan Pencereden Güvenlik Kodunu Gir.Sana Gelecek Olan Doğrulama Linkine Tıkla.Aboneliğiniz Aktif.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. ender yaygın dedi ki:

    Uluslararası İlişkiler Teori konusu için aydınlatıcı bilgiler. Uluslararası ilişkiler konusu anlatımı açık ve net anlatılmış. Alanturkce.com sitesine yayınladığınız konu anlatımı için teşekkür ederiz .

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

test