Albert Camus Yabancı Pdf E-Kitap Tanıtımı

  • 07 Mart 2017
  • 334 kez görüntülendi.
Albert Camus Yabancı Pdf E-Kitap Tanıtımı

Albert Camus Yabancı Pdf E-Kitap Tanıtımı

Albert Camus Yabancı Pdf E-Kitap Tanıtımı

Albert Camus’nün ( 1913-1960) en tanınmış, maksimum yabancı dile çevrilmiş, maksimum incelenmiş ve hala maksimum satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, hem de yazarın en gizemli yaratıı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlam ifade etmeyen olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan bir Yabancıdır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, fakat gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun umursamazlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın devamlı aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma… Camus’yle buluşmuş olanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. Mutluluk, bir yerde ve her yerde asla bir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir, der Camus. Giderek daha fazla sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

Albert Camus Yabancı Pdf E-Kitap Tanıtımı

Topluma yabancılaşan bir kişinin, toplum normlarını kabul etmediğive umursamadığı için ölüme giden yolculuğunu anlatır kitap. Asıl adını aslabir şekilde öğrenemediğimiz karakterin bir tek soyadı yer ediniyor kitapta. “Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum” diye başlıyor kitap. Annesinin kaldığı bakımevi Cezayir’den seksen kilometre uzakta Marengo’dadır. Genç kahramanımız Meursault saat 2’de otobüse binerek  annesinin cenazesini almaya gider. Çok büyük bir umursamasızlıkla görevlilerle konuşur. Göstermiş olduğu soğukkanlılık bakımevindeki insanları şaşkına uğratır. Aslabir şekilde annesini görmek istemez. Hatta tabutun başlangıcında sigara ve kapıcının ikramıyla sütlü kahve içer. Bu vakalar ileride mahkemede aleyhine kanıt olarak da kullanılacaktır. Esasen şaşırtıcı olan ise kesinlikle bir damla dahi gözyaşı dökmemiş olmasıdır. İlerleyen sayfalarda bu konu hakkında şunu söyleyecektir: “Annemi elbette çok severdim; fakat bu bir şey ifade etmezdi ki.

Sağlıklı bütün bireyler, sevdiklerinin ölümünü az çok arzu etmiştir.” Bu sözlerden de anlaşıldığı benzer biçimde kahramanımızın sıra dışı bir yaradılışı olduğunu anlıyoruz. Annesinin cenazesinden yalnızca bir gün sonra Marie isimli bir sevgili bulur ve her fırsatta onunla buluşmaya denize gitmeye başlarlar. Marie neşeli ve çok sabırlı bir hanımdır. Günler geçer. Meursault’un Raymond adlı çapkın ve belalı bir komşusu vardır. Bigün sevgilisi Meursault ve Raymond sahilde gezerken komşusunun belalısı araplarla karşılaşırlar. Meursault çıkan hengamede yanlışlıkla bir arabı öldürür. Yanlışlıkla demek doğrudur çünkü ilerleyen sayfalarda savunmasında bu adam öldürmeye güneşin sebep olduğunu söyler. Bundan sonrasında mahkeme süreci ve iç hesaplaşmalar adım atar. Kahramanımızın duruşması her insanın özellikle de basının ilgisini çeker.

Albert Camus Yabancı Pdf E-Kitap Tanıtımı

İlgi çekenler içinde Meursault’tan sonra bir de babasını öldüren birinin duruşması vardır. Bu yüzden savcı şöyle bir müdafa yapar: “Annesini manen öldüren biri, tıpkı kendisinin dünyaya gelmesine sebep olan insanoğlunun, doğrusu babasının yaşamına kasteden kimse gibi, insan topluluğundan kendi kendini kovmuş olurdu. Her halükarda birincisi ikincisinin eylemlerini hazırlar… Onun için beyler, şu sandalyede oturmakta olan adamın, bu mahkemenin yarın yargılayacağı cinayetten de suçlu olduğunu söylersem düşüncemi fazla aşırı bulmayacağınıza inanırım. Kendisinin cezası ona bakılırsa verilmelidir.” Görüldüğü benzer biçimde Meursault sadece cinayetten değil, cemiyet normlarını aslae sayarak annesinin ölümünü kayıtsızca kabullenmesinden dolayı da yargılanır. Mahkemenin sonucu hiç de istediği şeklinde olmayacaktır.

Kısa bir roman olmasına rağmen (110 sayfa) çok fazla derin anlamları olan bir yapıt olduğunu görüyoruz. Doğrusu romanın temasına değinirsek bir kişinin kendisine, topluma yabancılaşmasıdır. Kahramanımız için hiçbir şeyin önemi yoktur. Ona göre hayat kocaman bir “saçmadır”. Bu “saçma” kavramı esasen varoluşçuluk akımının önemli bir tezidir.

Yeni Konulardan haberdar olmak için lütfen mail abonemiz olun.

Mail adresinizi buraya yazınız:

Açılan Pencereden Güvenlik Kodunu Gir.Sana Gelecek Olan Doğrulama Linkine Tıkla.Aboneliğiniz Aktif.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Esra Dönmez dedi ki:

    Yabancı bu dönemde okunabilecek en iyi kitaplardan biri. Toplumsal yaşam bizi aslında kalabalıklar içinde yalnız yaşamaya itti. Aslında her birimiz bir Yabancı olduk. Yakınlarımıza, sevdiklerimize ve hatta kendimize bile yabancılaştık. Albert Camus içinde müthiş bir insan sevgisi taşıyan bir yazar. Belki de bu gidişat onu da rahatsız ettiği için böyle bir konuyu kaleme aldı.
    Tüm dünya ben derdine düştü, kimse biz demez oldu. İnsanlar aile bağlarını kopardı, hırs ve kariyer adı altında birbirlerinden uzaklaştı. Kimse büyüklerine değer vermez, geleceği düşünmez ve sadece bu günü yaşar hale geldi. Bu bizim yabancılaşmamız. Bu kitapta bu konu çok iyi gözler önüne serilmiş. Mutlaka okunması ve dersler alınıp hayata geçirilmesi gereken çok değerli bir eser.

BİR YORUM YAZ
test